Hakkında Sinister
2012 yapımı Sinister, Scott Derrickson'ın yönetmenliğinde izleyiciyi gerilim dolu bir korku yolculuğuna çıkarıyor. Film, gerçek suç kitapları yazarı Ellison Oswalt'ın (Ethan Hawke) ailesiyle birlikte taşındığı yeni evinde, tavan arasında bir kutu Super 8 film bulmasıyla başlar. Bu görüntüler, ailenin önceki sakinlerinin trajik kaybını ve daha birçok benzer vakayı gözler önüne serer. Ellison, bu bulguların peşine düşerek, kökeni onlarca yıl öncesine dayanan ve pagan bir iblis olan 'Bughuul' ile bağlantılı ürkütücü bir gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır.
Ethan Hawke, başarılı bir yazar olma hırsıyla ailesini tehlikeye atan, takıntılı ve giderek paranoyaklaşan Ellison karakterini son derece inandırıcı bir şekilde canlandırıyor. Performansı, filmin psikolojik geriliminin merkezinde yer alıyor. Juliet Rylance'ın canlandırdığı eş Tracy karakteri ise ailevi gerilimi ve korkuyu dengeliyor. Yönetmen Scott Derrickson ve senarist C. Robert Cargill, geleneksel 'cinli ev' klişelerinden uzaklaşarak, buluntu film (found footage) estetiğini ana hikayeye ustalıkla entegre ediyor. Bu filmlerin loş, rahatsız edici görüntüleri ve Christopher Young'ın unutulmaz partisyonu, izleyiciyi başından sonuna kadar gerim gerim geriyor.
Sinister, sadece ani sıçramalardan (jump scare) ibaret bir korku filmi değil; daha derinlere inen, izleyicide kalıcı bir rahatsızlık hissi bırakan atmosferik bir gerilim başyapıtıdır. Ailenin dinamikleri, baba olmanın sorumluluğu ve şöhret hırsı gibi temaları da işleyen film, izleyiciyi 'Bughuul' efsanesinin soğuk nefesiyle baş başa bırakıyor. Görsel şöleni, sarsıcı hikayesi ve etkileyici oyunculuklarıyla Sinister, modern korku sinemasının unutulmaz örneklerinden biri olarak mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.
Ethan Hawke, başarılı bir yazar olma hırsıyla ailesini tehlikeye atan, takıntılı ve giderek paranoyaklaşan Ellison karakterini son derece inandırıcı bir şekilde canlandırıyor. Performansı, filmin psikolojik geriliminin merkezinde yer alıyor. Juliet Rylance'ın canlandırdığı eş Tracy karakteri ise ailevi gerilimi ve korkuyu dengeliyor. Yönetmen Scott Derrickson ve senarist C. Robert Cargill, geleneksel 'cinli ev' klişelerinden uzaklaşarak, buluntu film (found footage) estetiğini ana hikayeye ustalıkla entegre ediyor. Bu filmlerin loş, rahatsız edici görüntüleri ve Christopher Young'ın unutulmaz partisyonu, izleyiciyi başından sonuna kadar gerim gerim geriyor.
Sinister, sadece ani sıçramalardan (jump scare) ibaret bir korku filmi değil; daha derinlere inen, izleyicide kalıcı bir rahatsızlık hissi bırakan atmosferik bir gerilim başyapıtıdır. Ailenin dinamikleri, baba olmanın sorumluluğu ve şöhret hırsı gibi temaları da işleyen film, izleyiciyi 'Bughuul' efsanesinin soğuk nefesiyle baş başa bırakıyor. Görsel şöleni, sarsıcı hikayesi ve etkileyici oyunculuklarıyla Sinister, modern korku sinemasının unutulmaz örneklerinden biri olarak mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

















